SEYAHAT


Merhaba. Geçen sene Japonya’ya yedi arkadaşımla beraber Türkiye’de ki bir firma aracılığıyla eğitim için gitmiştim. Ülkeyi ve insanları gerçekten çok sevince, oradaki Tekstil firması tarafından tekrar davet edilince neden tekrar olmasın dedim. Bu sefer tek başımaydım. Bütün sene boyunca tekrar gitme hayalleri kurduğumdan, haberi alınca göklere uçtum; dünya benim olmuştu. Tekrar gidiyordum.

Uzun uçak yolculuğumdan sonra; daha önce kaldığım otele gittim.

Resepsiyonist bana doğru bir mektup uzattı. "A Surprise " yazıyordu

mektubun üstünde büyük harflerle. Çok şaşırdım; bu bir şaka falan mıydı? Hemen açtım ve mektubun internette tanıştığım bir Japon’dan olduğunu gördüm. Kendimi daha da mutlu hissettim. Orada çok güzel günler geçireceğimi daha başından hissetmiştim.

Ege Üniversitesi, Tekstil Mühendisliği bölümünden bu sene mezun oldum. Sadece Japonya’ya gidebilmek için ne kadar çalıştığımı kelimelerle anlatmam imkansız. Her sınav ayrı bir stres. Ama başarmıştım. Japonya’daydım.

Kaldığım yerin adı : Wakayama. Osaka’ya trenle bir saat uzaklıkta. Insanları çok sıcak ve yardımsever. Yabancılık çekmek biraz zor orada. Bir gün her akşam gittiğim restorandan çıkıyorum; arkamdan biri koşuyor. Garson bayan. Acaba parayı eksik mi ödedim diye düşünürken bana 1 Yen uzatıyor. O kadar yolu bana yaklaşık 3700 Türk Lirası vermek için gelmiş; kendi ülkemi düşünüyorum bir an.

Japonya’da yaşarsanız muhtemelen kendinizin çok önemli biri olduğunu düşünmeye başlayabilirsiniz. Çok fazla saygı ve bir o kadar da güler yüz ile karşılaşacağınız kuşku götürmez bir gerçek. Özellikle daha geleneksel olan, çok büyük olmayan yerler için.

Tokyo. Sanki Japonya içinde başka bir Japonya. Osaka’dan shinkansen (hızlı tren) ile yaklaşık 3,5 saat.

Orasının çok farklı olduğunu daha trende anlamaya başlamıştım. Insanlar farklıydı. Daha moderni, daha uçuk görüneni, mor saçlısı, elinde çantasıyla çok ciddi bir takım elbiseli. Nasıl bir yere gittiğimi kestirmem gittikçe zorlaşıyor fakat merakım ise artıyordu. Shibuya’daydım. Kendimi bir filmin içinde olmadığıma inandırmak için bir süre geçmesini bekledim. Gökdelenler, her tarafta dev ekranlar, oradan oraya koşan bir sürü insan, müzik ve televizyon sesleri. Kimonolu bir bayan, yanında sanki plaja gidercesine giyinmiş başka bir bayan. Her karede farklı bir görüntü. Hani bir kere seyretmekle yetinemeyeceğimiz bir film gibi. Sadece bir gece kaldım ama unutmam uzun zamanımı alacak gibi.

Geleli iki hafta oldu ve şimdi de master için gidiyorum uzaklara. Ama gittiğim yerde bile gözlerim tanışmak için Japonları arayacak biliyorum. Son söz olarak; orada tanıdığım herkese ama özellikle bir kişiye, Teizo’ya, sonsuz teşekkür etmek istiyorum. Sevgilerimle.

M. Aslı Çolpan, Izmir