DUSUNURKEN |
|
Merhaba; Bir çoğunuzun daha önceden bildiği gibi yaklaşık 3 yıl kadar önce kızımız Tuğba’nın Buz Patenindeki başarılarını ve rüyalarını göz önünde bulundurarak ona bir imkan tanımak üzere Kanada’ya gelmiştik. 3 yıl süren büyük uğraşlardan sonra, geçmişteki eğitimim ve deneyimimle hiç ilgisi olmayan Finance konusunda yeni bir işe başlamış bulunuyorum. Özellikle bu konuda olmak üzere her konuda desteği ve yardımı olan herkese teşekkürü borç biliyorum. Bu arada son 3 yıldır biriktirdiğim gözlemlerimi sizinle paylaşarak yeni gelecek olanlara faydam dokunsun istiyorum. Eski göçmenler yeni göçmenlere yardımı dokunabilecek en önemli kişiler ve bize verdikleri destek için minnettarız. Ama dikkatimi çeken şey yeni gelen biri olarak size bu ülkedeki ilk gününüzden itibaren yenilgi düşüncesinin aşılanmaya başlanması. Ilk duyacağınız şeyler "başaramazsınız, belli bir süre sürünmeden burada bir şeyler yapmak, hayatınızı kurmak olanaksız, biz daha ne kötü günlerden geçtik, ne diye ya da niye geldiniz" sözleri. Tabii sizi şoka sokan bu sözleri maalesef duymak zorundasınız. Aslında bütün bunlar doğru da olabilir. Eminim ne ben ne de benden sonrakiler, bazı şeyleri değiştirmek için elele verip bir şeyler yapmazsak bu değişmeyecek de. Size kendimden örnek vermek istiyorum: University of Toronto’nun hem ODTÜ diplomam ı hem de yarım kalmış olan Master derecemi kabul etmiş olması, Türkiye’deki Amerikan ortaklığı ile çalışan Uçak ve Roket Sanayii’nde üst düzey yöneticilikle geçirdiğim son 10 yıllık deneyim ve Amerika’da aldığım eğitim dahi kendi dalımda veya buna yakın bir konuda, herhangi bir seviyede iş bulmamı sağlayamadı. Ya "you are overqualified" veya "you don’t have Canadian experience" gibi mazeretlerle 2000’in üzerinde gönderdiğim resumeye aldığım teşekkür mektuplarının sayısı da en az bunun ¾’ünü bulmuştur. 3 yıl kadar biz de bunları yaşadık. Aradan değil 3 yıl daha uzun yıllar geçmesine rağmen hala sisteme girme şansına sahip olamamış çok insan var bu ülkede. Her nedense ister Türk kökenli Kanadalılar olsun ister diğer ülkelerden göçenler olsun, nedense bunu kaçınılmaz bir kader olarak kabul edip sizi de inandırmaya çalışıyorlar. Sizi bütün bu sıkıntılara iten işverenler, yöneticiler de bir zamanlar buraya gelen göçmenler olduğuna göre bütün fark kıdem farkı gibi bir müddetten ibaret aslında. Ben birbirimize daha iyi sahip çıkabilirsek bütün bunları yaşamak zorunda kalmamızın gerekmeyeceğine inanıyorum. Insanları hayal dünyasında gezdirmek de doğru değil ama, baştan yenilgiyi kabul ederek hiçbir işte başarılı olmak mümkün değildir. Önce başaracağınıza tüm kalbinizle inanarak tüm gayretinizi ortaya koyamazsanız hiçbir şekilde hiçbir işte başarılı olamazsınız. Bu konunun doğruluğunu her türlü sosyal, spiritüel, pazarlamacılık, yöneticilik, sporcu eğitimi gibi değişik konularda görebilirsiniz.Inançs ız hiçbir iş yapılmaz. Başta siz kendinizden şüphe ederseniz kendinizi kimseye kabul ettiremezsiniz ve tüm bu mücadeleyi sürdürecek gücü de bulamazsınız. Bütün bunları tek başımıza çözemeyebiliriz bu ülkenin düzenini bir çırpıda biz değiştiremeyebiliriz ama bir yerlerden başlanması gerekiyorsa neden biz başlamış olmayalım.Ayrıca şu andaki gerçek bu olsa bile insanlara güç vermek, moral vermek, mümkün olduğunca da elimizdeki veya çevremizdeki olanaklarda onlara öncelik tanımak bence daha doğru olacaktır. Gerek onlara iş imkanları sağlamak gerek iş ilişkilerimizde kendi kökenimizden insanları tercih etmek diğer etnik grupların yaptığı gibi aramızda lobileşme çalışmalarına ağırlık vermemiz toplumuza güç katacak ve ileride sesimizi daha iyi duyurabilmemizi sağlayacaktır.Hepimiz art ık bu toplumun birer ferdi olduğumuza göre bu kaderi kabul etmekten ve etrafımızdaki en yakın çemberde bunu uygulamaktan vazgeçip bu insanlara şans tanımaya başlamadan bu sıkıntıların sona erdiğini göremeyeceğiz. Bazı işyerlerinde kümeleşmiş olarak değişik milletlerden insanlar görmek olası. Neden bizler de bunu yapmayalım, birbirimize destek vermeyelim. Üstelik bu ülkeye son yıllarda gelen bir teknik eleman olarak Türkiye’de de teknolojinin oldukça yüksek olduğunu çok iyi biliyorum. Eğitimimizin seviyesi de oldukça kaliteli. Doğru burası iş bulmak, yeniden bir hayata başlamak açısından gözü kapalı atlanılacak bir cennet değil, tüm ülkelerden gelmış yığınla kalifiye insan gücü de var, ama cehennem olmak zorunda da değil. Buraya yeni gelecek veya gelmeyi düşünen arkadaşlarımız için ise söyleyeceğim, eğer her şeye sıfırdan başlamayı göze alacak kadar güçlü değiller ve duyacakları ve yaşayacakları tüm zorlukları yenerek başarılı olacaklarına inanmıyorlarsa hiç bir şekilde düzenlerini bozup gözü kara buraya gelmeye kalkışmasınlar. Geldiklerinde ise hiçbir şekilde olumlu düşünmekten ödün vermeden, kendilerine yürekten inanarak her türlü fırsatı en iyi şekilde değerlendirerek ilerlesinler. Bunun ucunda benim yaptığım gibi geçmiş deneyimi veya eğitmiyle hiçbir ilgisi olmadığı halde tamamen yeni bir meslek edinmek dahi olsa bunu göze alsınlar. Bu süreç benim 3 yılımı aldı. O süre bize asırlar gibi geldi. Asıl sorun ise; ne zaman sona ereceğini, ne zaman bir çözüm bulunabileceğini bilmemek . Bilinmezlik içinde bir o tarafa bir bu tarafa boşa kürek çekiyormuş gibi hissediyor insan kendini. Insan bir an artık daha fazla yürütemeyeceğini düşünüyor. Ama yine de güçlü olmak pes etmemek bir plan yapıp ona göre ilerlemek lazım. Umarım bu hikayeyi son yaşayan kişi ben olurum ve benden sonraki herkese şans dilerken yardımını ve desteğini esirgemeyen tüm dostlarımıza da teşekkür ediyorum.Sabite Kandemir, Barrie |